|
Ülkemizde çalışan emekçilerin ekonomik ve sosyal sorunlarının hala mevcut olduğu bilinmelidir. Bu sorunların giderilmesinden her emekçi sorumludur. Diyanet ve vakıf emekçileri sendikası olarak hem diyanet personeli hem de bütün emekçilerin haklarını savunmak durumundayız. En zor şartlarda kırsal alanlarda görev yapan din görevlilerimizin ekonomik haklarının yetersiz olduğu, diyanet başkanlığının talimatıyla hizmet içi eğitim kursu adı altında personelimize bir ay süre ile verilen eğitimde ortaya çıkmaktadır. Belediye sınırları dışında eğitime katılan arkadaşlarımızın yolluk, barınma ve yemek bedelleri karşılanmamakta ve bu konuda arkadaşlarımız mağdur edilmektedir. Tedavi giderleri uzun bir süredir ödenmemektedir. Bizler bir an önce bu masrafların ödenmesini istiyoruz. Hala din görevlilerinin ciddi anlamda sorunları var. Sağlıklı görev yapılabilmeleri için cami lojmanlarının olması gerekmektedir. Giyim bedeli yerine sarık ve cübbe verilmektedir. Hükümet ve diyanet bir an önce bu sorunlarımızı ele alıp çözmelidir. Bir emekçinin günlük çalışma süresi yedi buçuk saat iken, din görevlileri 24 saat halkın hizmetindedirler. Haftalık resmi tatil ve bayram tatil günleri için ek ödenek verilmesi de gerekmektedir.
Süreç ve gündem ile ilgili konulara değinmek istiyorum. Öncelikle savaşsız ve sömürgesiz bir dünya hedefi ile ülkemizde, bölgemizde ve dünyada savaşa karşı barışın yaratılmasına katkıda bulunmayı. Her türlü baskıcı yönetime karşı demokrasinin tüm kurallarıyla yerleşmesini sağlamak hedefiyle faşizme karşı demokrasi, emperyalizme karşı bağımsızlık, baskıya karşı özgürlük, ırkçılığa ve şovenizme karşı halkların kardeşliğini savunuyor ve bu mücadelede herkesin üzerine düşen görevi yapmasını istiyoruz.
Çatışmaların her geçen gün yoğunlaşması bizleri üzmektedir. Artık insanların öldürülmesini istemiyoruz, savaşsız bir ülke istiyoruz. Son günlerde, çatışmalarda yaşamını yitiren insanların cenazeleri üzerinden siyasi politika yapılmaktadır. Bu tür duruşlar dinimize aykırıdır. Ölen veya öldürülen bir insanın dini vecibeleri yerine getirilip bir dua ile defnedilmelidir. Ülkemizi, halkımızı ve insanımızı seviyorsak bir an önce huzur ve refahın, birlik ve beraberliğin demokratik bir ortamın sağlamak için çalışmalıyız.
Savaşlar geçmişten günümüze kadar var olmuştur. Ancak savaşın da bir sınırı, bir kuralı olmalıdır. Günümüzde bu kurallar çiğnenmektedir. Irak’ta, Filistin’de, Türkiye’de sivil halkın yoğun olduğu yerleri rasgele bombalamak doğru değildir. Irak’ta türbelere, camilere yapılan saldırıların bir vahşet olduğunu; İslami ve insani değerlere aykırı olduğunu herkes bilmektedir. |