Değerli basın emekçileri;
Son dönemlerde ülkemizde anti demokratik uygulamaların tekrar başladığını ve çetelerin iş başında olduğunu görmekteyiz. Hakkâri ili ve Şemdinli, Yüksekova ilçelerinde şehir kırsal dinlemeden istediği alanı bombalamak, halkımızın en temel evrensel hakkı olan yaşam hakkım elinden almak üzere hareket eden güçler iş başındadır.
Bilindiği gibi bu olayların son halkasını oluşturan ve 9 Kasım 2005 tarihinde Şemdinli ilçesinde Umut kitapevinde patlayan bombalar sonucunda, Şemdinli halkının sağ duyusu ile faillerin yakalanıp devletin resmi kurumlarına testim edildiği, faillerinin aynı gün serbest bırakıldığı fakat bunların serbest bırakılması halkımızda tedirginlik yaratmış ve bu olayların tekrarlanabileceği kaygısı halk demokratik tepkisini göstermek için alanlara çıkmıştır.
Değerli basın emekçileri; Özellikle olayın yargı boyutunda adli ve yerel bir vaka olmamasına rağmen, yapılan kimi açıklamaların olayın örtbas edilmeye çalışıldığı izlenimini yaratmış, failleri-sahiplenme ve yargıya müdahale etmeğe yönelik kamuoyuna yapılan beyanlar işse bardağı taşıran son damla olmuştur.
Yüksekova ilçesinde 15 Kasım 2005 tarihinde bu kaygılarım kamuoyuyla paylaşmak üzere alana çıkan halk basın açıklaması yaparak faillerin yargı önüne çıkarılması ve hukuk devletinin gereğini yerine getirmesi çağrısında bulunarak olayların bir an önce aydınlatılması talebinde bulunmuşlardır. Ancak açıklamadan sonra kitle dağılmak üzere iken güvenlik güçlerinin antidemokratik ve hukuk dişi tutumu olayların daha da artmasına neden olmuş, önce gaz bombası daha sonra silah kullanılması sonucunda maalesef 3 yurttaşımız hayatını kaybetmiş, 18 yurttaşımız çeşitli yerlerinden yaralanmıştır. Yapılan otopsi sonucu yaşamlarını kaybeden yurttaşlarımızın ateşli silahla öldürüldükleri tespit edilmiştir.
Ancak yapılan bütün basın açıklamaları sonrası dile getirmekte ısrar eden halka AB uyum yasaları çerçevesinde; demokratik eylemselliklere müdahale biçiminin sergilenmediği, güvenlik güçlerinin olayları silah kullanarak tahrik eden, sivil otoriteyi dinlemeyen tavrı nedeniyle ölümlere ve ağır yararlanmalara neden olmuştur.
Şırnak'ın Silopi ilçesinde patlatılan bombaların yine bu karanlık güçlerce gerçekleştirildiği kanısı halk üzerinde büyük bir intibaa bırakmıştır.
Bu tutum ve davranışları şiddetle kınıyoruz. Yaşanan olaylarda bombaların ve silahların hedefi olan ve bu sebeple yaşamlarını yitiren 5 vatandaşımıza Allah’tan rahmet ailelerine baş sağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Ve buradan Başbakana sesleniyoruz. BU OLAYLARIN, BU PATLAMAIJ\RIN, BU ÖLÜMLERİN, CAİZ OLUP OLMADIĞINI SORDUNUZMU?
Yine son zamanlarda Doğu ve Güneydoğu bölgesinde patlayan bombaların insanların yaşam hakkını tehlikeye sokmaktadır. Şemdinli de yaşanan olaylarda elle geçen araçta bulunan belgelerde Ulu Camii isminde bir Camiinin de bombalanacağı belirtildiğinden o günden itibaren bölge halkı can güvenliği nedeniyle dini vecibelerini yerine getirememektedirler.
Değerli basın emekçileri;
Sayın Başbakanın Hakkari deki konuşmalarında kömür dağıtımından, 4 Şeritli yoldan, öğrenci bursundan bahsetmesi elbette önemlidir. Ancak can güvenliği olmayan bir insanın ekonomik rahatlamadan önce demokratik haklar yönünde bir rahatlamaya ihtiyacı vardır. Kâinata ne kadar nimet varsa insanlar için yaratılmıştır. Onun için önce insanlık diyoruz. Türkiye nin demokratikleşmesini istiyorsak Edime den Şemdinli ye Türkiye'nin 4 bir yanında haksızlıklara karşı cephe alınmalıdır. Hakkâri de yaşanan olaylar bölgeye ve büyük şehirlere yayılırsa bunun önüne kim geçebilir. Bunun sorumluluğunu hangi güç üstlenebilir.
Değerli basın emekçileri;
Irak ta, Filistin de, son olarak Fransa da Camilerimize bombalı saldırılar düzenlenmektedir. Bu nedenlerle;
Buradan: Sayın Başbakana sesleniyoruz. Sizin ve kabinenizin bu ülkede demokrasimin işlerlik kazanması, antidemokratik uygulamaların son batması faillerinin cezalandırılması yönündeki açıklamalarınızı anlamlı buluyoruz. Bu temelde toplumsal bansın tesisi ve huzurun sağlanması için, bir an önce;Şemdinli. Olayında yer alan ancak sonradan serbest bırakılan 2 Astsubayın derhal yargı önüne çıkarılması,
İl ve ilçelerde bu olaylara açıklamalar yapan halka ateş ederek ölümlere ve yaralanmalara neden olan ve olayları yatıştırmaya çalışan sivil toplum örgütü temsilcilerine yönelik linç girişimde bulunan ve Hakkâri Devlet Hastanesine gaz bombası atarak sağlık personelini tartaklayıp işini yapmasını engelleyen güvenlik güçleri hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmasını, talep ediyoruz.
DİVES MYK ADINA
Lokman ÖZDEMİR
Genel Başkan