BASINDA BİZ

ANKET

İSTATİSTİKLER

DUYURULAR

 

GAZETE MANŞETLERİ

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Gözcü
Akşam Zaman Posta

Savaştan en çok etkilenen kesimin bir parçasıyız.

Okunma Sayısı  33
Haberi Yazan  :   DİVES Genel Merkezi
Yazılış Tarihi  :   27.06.2010

KESK konfederasyonuna bağlı Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası olarak, savaştan en çok etkilenen kesimin bir parçasıyız. Öyle ki Türkiye'de yaşanan savaşta en çok acı çekenler iş kolumuzda çalışanlardır. Çünkü bu savaşta onlarca arkadaşımız faili meçhul bir şekilde yaşamını yitirmiştir. Yaşanan savaşta emeğin karşılığının alınmadığı gibi, ekonomik olarak devletin malı talan edildi. Yüzlerce emekçi sürgün edildi, görevden alındı, sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırma yaygınlaştırıldı. Yaşanan savaşta yaklaşık olarak 450.Milyar dolar harcanmış olup, halada gündemde 100 adet savaş uçağı alınması vardır. Bu kadar ağır bedeller, Türkiye halklarına ne kazandırdı? Kazanılan tek şey giderek ağırlaşan sorunların çözümsüz kalması.Artık hiç kimse savaş, yıkım, yokluk istemiyor. Kürt ve Türk anneleri çocuklarının öldürülmesini istemiyor.

Savaşı sevmenin ye savaşta ısrar etmenin daha ağır sonuçlar doğuracağını bilmemiz gerekir. Bu anlamda Kürt tarafının 1 Ekim tarihi itibari ile ilan ettiği 5. ateşkes cevapsız ve karşılıksız kalmamalıdır, bu ateşkesi çok anlamlı ve yerinde bir karar olarak kabul ediyoruz. Bu konuda KESK'in de üzerine düşen görevi yapacağına inanıyoruz. Barış anlayışını geliştirmeye, sahip çıkmaya ekmek ve sudan daha çok ihtiyacımızın olduğunu bilmeliyiz.

Savaşta ısrar edenlere karşı barışta ısrar edilmeli, bu iş cesaret ister, mertlik ister, fedakârlık ister. Otuz yıllık savaş sürecinde kırk bin insan hayatını kaybetti, binlerce köy boşaltıldı, bu ülkenin ekonomisi milyarlarca dolar kaybetti. Yeni bir savaşın başlaması bu zararı iki katına çıkarabilir. Barış gelişmezse, eninde sonunda beraberinde bir çatışma getirecektir. Kürt sorunu, Ülkemizin bir gerçekliği olduğu halde çözümsüzlüğünde ısrar edilerek Kangrene dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Sorunun tek ve kalıcı çözüm yolu demokrasinin geliştirilip, uygulanmasından, eski baskı ve inkâr politikalarından vazgeçilmesidir.

Müslüman bir ülkede yaşıyoruz, inancımızda samimi değiliz. Kuran'ı kerimde "Ey inananlar hep birden barışa girin sakın şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır" der. Müslüman olan kimse Allah'ın bu öğüdüne sahip çıkmalıdır. İç barışı geliştirmek ve sağlamaktan hepimiz sorumluyuz, bunu başarabilirsek diğer komşu ülkelere İsrail'e, Filistin'e Lübnan'a ve Irak'a da iyi örnek olup katkı sunabiliriz.

Türkiye'nin kurtuluşu için Kürtlerle, Türkler birlikte savaşmıştır, birlikte şehit vermişlerdir, bundan dolayı da birlikte demokratik, özgür bir şekilde yaşama hakları vardır. Yaşanan savaşta en çok acı çeken, çocuğunu kaybeden fakir ve yoksullardır. Hiçbir zenginin, milletvekilinin, bakanın, generalin çocuğu yaşamını yitirmemiştir. Evlat acısını bilen acı çeken mutlaka barışa sahip çıkmalıdır. Sivil toplum örgütleri, yazarlar, aydınlar, siyasi partiler bu ülkenin yararı için bir an önce harekete geçmeli ve barış İçin çaba sarf etmelidirler. Bu ülkede birlik ve beraberliği istiyorsak hep beraber mücadele etmeli demokrasi ve barış karşıtlığından vazgeçmeliyiz.

Bu ülkenin acı çekmesinin en büyük sebebi siyaset üzerinden rant sağlamadır. Hiç kimsenin vatan, bayrak üzerinde siyaset yapma hakkı yoktur. Bunlar halkların ortak değerlendirdin, vatan, bayrak hiçbir bireyin veya siyasi partinin tekelinde değildir. Bunların artık kışkırtma malzemesi olarak kullanılmasına birlikte karşı koymalıyız.

Ezeldengünümüzedünyadayaşayanhalklarınarasındainanççatışması,mezhepçatışması,milliyetçilikveulusçatışmasıolmuştur.Sonuçitibariileyinebarışilenoktalanmıştır. Umutluyuz,inanıyoruzülkemizdedebarışgelişecektir.Bundanönceilanedilendiğerateşkeslergibi,barışiçin hayati öneme kaçırılmadan iyi değerlendirilmesi Türkiye Kürt halkının vazgeçilmez görevidir. Mevcut çatışma ve operasyonların sona ermesi için, şiddet politikalarının terk edilerek Kürt sorununda demokratik siyasal çözümün hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Bölgede yaklaşık olarak 11 gün devam eden sağanak yağış, Diyarbakır, Bismil, çınar, Silvan, Hani, İlçeleri, Şırnak, Silopi ve Uludere ilçeleri, Mardin Mazıdağı İlçesi, Batman merkezi ve ilçeleri, Van’ın Başkale ilçesi, Hakkâri nin Şemdinli İlçesinde sel felaketi yaşan m iştir. 30 yıllık savaş süresince bölge halkımız savaştan dolayı köylerini boşaltmak zorunda kaldı. Boşaltılan binlerce köyden gelen vatandaş kendi imkânları ile Şehir merkezlerine yerleşti. Devletin hiçbir imkân sağlamadığı ailelerin çoğunluğu bu sel felaketinde de zarar görmüştür. Bu felaketi yaşayan halkımızdan 3 gün içinde 40’a yakın insan hayatını kaybetmiş, buna rağmen halkımıza abartıyorsunuz diye Başbakan tarafından eleştiri yapılmıştır.

Sel felaketi yaşayan İl ve İlçeler, Afet Bölgesi olarak kapsama alınmalıdır. Selden zarar görenlerin yaralarının derhal sarılmasını talep ediyoruz.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM-SEN) Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası Büro Emekçileri Sendikası (BES) Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM ) Tarım Orkam-Sen Basın Yayın ve İletişim Emekçileri Sendikası Yol, Yapı, Altyapı, Tapu ve Kadastro Emekçileri Sendikası Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Kültür ve Sanat Emekçileri Sendikası